25 Mart 2010 Perşembe

Takasım,Yapasım,Ölçesim, Biçesim Var Ama....



Bu aralar çok şeyler yapmak istiyorum. Örneğin çılgınlar gibi alışveriş yapasım var. Gideyim, gezeyim, onu deneyip bunu çıkartayım, çarşının altını üstüne getireyim, yorulmayayım zamanım olsun LÜTFEN BOLCA AMA.Hiç para düşünmeden yalnız.



Ayrıca bu ara çok güzel sofralar hazırlayayım istiyorum. Şöyle pırıltılı taşlı sofralar. Yemekler alakart olsun uğraştırmalı enginar yatağında somon fümeyada çiğ portakallı damla sakızlı ördek, hindi yahnisi, fransız usulü sebze çorbası vs. vs vs gider bunlar böyle. (hepsi uydurmasyon özentilerim ha hayt).Oturup asimetrik bir şekilde oluşturduğun ördek veya yelpaze gibi binumumun şekilli peçeteler ve evde olan hani onca paralar verilerek alınan misafirden misafire kullanılan çatal kaşık bardak ve çanaklar eşliğinde sofralar kurmak. Herkesin ağzını bir karış açıkta bırakmak.

Aynı zamanda şöyle envayi türlü pastalar börekler çörekler yapmak istiyorum. Şeker hamurlarıyla çiçekli böcekli bir pasta mesela beyaz gülleri olsun üzerinde yada kırmızı gülleri. Kurabiyeler yapayım istiyorum benim kocişin tarkanın adları olsun üzerlerinde.

Bi o kadar çok istiyorum kumaşlar alıp elbiseler etekler gömlekler dikeyim kendime. Model model rengarenk. Hiç beğenipte bedeni kalmadı rengi kalmadı laflarını duymadan istediğim tarzda. Hani uzunundan kısasına fırfırlısından düzüne bir sürü etek elbise ne hoş ya Rabbim.

Bide şöyle dekorasyona el atayım diyorum. Evi baştan aşağı beyaz krem ve kırmızı ve lila renkle donatmak. Duvarlar bembeyaz bir oda kırmızı bir oda lila bir oda turkuaz. evin her yerini ciflemek cilamak bal dök yala kıvamına getirmek. Kendi ellerimle perdeler dikmek yastıklar dikmek felan filan..

Şeyde istiyorum bu arada bir sürü ıncık cıncıkla süsler kelebekler uçuşan şeyler yapmak. Bütün artıklarımdan patchwork örtüler aksesuarlar, yada hayatlar yapmak, ahşap tepsiler, eski dolaplardan sandalyelerden masalardan abajurlardan devasa güzellikte şeyler çıkarmak.

Küpeler bilezikler kolyeler.Boş görünümlü ceketlerime işlemeler , kazaklardan mini bluzlar, yeleklerden, bolerolar, pantolonlardan etekler eteklerden pantolonlar yapasımda var.

Ha aklıma gelmişken birkaç yıl önce düzenli yaptığım sonra biranda bıraktığım atlama zıplama aerobik mekik koşu tarzındaki sporlar herbirini de tekrar yapasım var. Biraz popomu eritesim biraz belimi inceltesim hatta birazda boyumu uzatasım var.

Bide roman yazasım var hayatım sevdiklerim yaşanmışlıklarım üstüne.

Şöyle en afillisinden gösterişli makyajlar yapasım 7 gün 24 saat biblo bebek gibi dolaşım var etrafta. Işıltılı farlar hafif doğal bir ruj rimel allık fondoten. Bi yaptığım makyaj elmacık kemiklerimi çıkarsın ortaya diğeri gözlerimin güzelliğini.

Yazasım, bakasım, okuyasım, sunasım,sevesim,kaçasım, koklayasım, bıkasım,tıkasım,kesesim,toplayasım,boyayasım,birleştiresim,kaçırsım,tırlatasım,tüm bu hayallerimi yapasım var. Hemde hemen hemde hepsini Koç burcuyum ya aceleci atak anında olsun isteyen.

Evet hepsini istemeye istiyorumda bunları yapacak o zaman ve o beceri nerdeee. İş yoğunluğundan eve erken gidebildiysem az zahmetli iki yemek yapabildiysem şükrediyorum. Hafta sonu Tarkan uyumuşsa vede işim yoksa oda 2 - 3 haftada anca, boş zamanım varsa en iyi ihtimalle tabi bunlar elime mikserimi yumurtamı unumu alıp bir pasta yapıyorken çok mu bu isteklerim. Yada aile efradında ablaları dikiş nakış öğretmenliği yapmış annesi teyzesi binumum kadınları dikiş bilirken benim gibi maharet yoksunu birinin hayal ettiği gözünün önünde uçuşan kıyafetlerin hepsini yapma hevesi çokmu.Bilemiyorumki.. O bloglarda gördüğüm düzenli dizayn edilmiş masalar yada incik boncuk süs eşyası yapma isteğim fazla mı. Aslında bilmiyorum kötümserde değilim bakarsanız neden olmasın. Belki Tarkan az daha büyürse bu saydıklarımın birkaçını yapmaya fırsat yaratabilirim kendime. Sonra mesela çalışma saatleri daha uygun bir iş ortamı bulursam yada işimi ona göre tekrar düzenlersem birkaçını daha yapma vakti yaratabilirim kendime. Bir on yıl sonra emekli olabilirsem prim günlerimi doldurup o zaman belki hepsine ayıracak vaktim zamanım yeteneğim olur kimbilir. Tabi bu arada yeni bir ufaklık katılmazsa aramıza şimdilik planlarımızın dışında ama hayat bu kimbilebilir ki...

Neyse gene de ümitvarım. Belki birgün diyerek şimdi ben hesaplarıma kitaplarıma, mutabakatlarıma, makbuzlarıma geri döneyim en iyisimi. Bide bloglara o iç çekerek imrenerek baktığım maharetli bloglara.Dimi.

8 yorum:

Ben Deniz dedi ki...

tamam sakin ol....tüm bu hissettiklerinin tek suçlusu bahar :))) en iyisi maharetli blogları gezmeye devam..sevgiler..

Tibet'in annesi dedi ki...

hayat bu. bize ne sürprizler sunacağı hiç belli olmaz... sen hayal etmeye devam et Sibelcim. Hayaller gerçekleşmek için varlar ne de olsa :)))

Deniz dedi ki...

ben de tam duracell'e mi bağladın kendini diyecektim... Olur olur Sibelcim, yaparsın... diyeceğim ama ben de o hamaratlardan değilim

mine dedi ki...

sibelcim neler yapasın varmıs canım..umarım bir kısmını yapabilirsin..benimde alısveriş yapasım para harcayasım giyinesim süslenesim var..varda var yani..

burcu zaman dedi ki...

ah bu bahar sen ne enerji veriyorsun tüm canlılara böyle... çiçekler böcekler kuşlar insanlar herşey cıvıl cıvıl bayılıyorum bahara... enerji dolup taşıyor her şey.Sibelcim sakın bu enerji ateşinin sönmesine izin verme zamanın yettiği kadar ne yapabiliyorsan yap inan insana yılda sadece 1 kere bu dönem vuruyor enerji patlaması:)(anti parantez bunların hepsini bende istiyorum:)

İlknur dedi ki...

Sibel vallahi okurken yoruldum. Bahar icini pirpir ettirmis galiba :) Bende tam tersi oldu. Bir bahar yorgunlugu coktu ustume...

*kelebek*-* dedi ki...

selam ..ben geldim ..tarkana hayran kaldım ..izlemeye aldım ..

BeD@rdeM dedi ki...

İlahi, ne güldürdün beni :) ne bu telaş ayol? kovalayan mı var? yavas yavas yaparsın hepsini evelallah... ben sendeki potansiyeli gördüm, yeter ki zaman olsun.. Kal sağlıcakla :)