29 Aralık 2009 Salı

Yeni Yıl ve Süprizleri















Yazmayalı uzun oldu ama bu internet belası yüzünden. Yaklaşık 2 hafta internet hatlarından dolayı yazamadım. Sürekli kopmalar oluyordu ttnet de ne netmiş ama belki 50. kere bıraktığım arıza kayıtlarından sonra anca ilgilendiler. Ha tam oldu dedim bu seferde bilgisayar arıza verdi. O yüzdende ne yazmayı düşündüklerimi ne yılbaşını yazamadım. Gerçı yılbaşı da ayrı bir maceraydı ya. 1 hafta geçti nerdeyse hala o gün yaşananları unutamadım.

O gün çok güzel başladı aslında. Planlar 3 aile bizde toplanacaktık. Herşey güzeldi. Akşama doğru bizimkiler fikir değiştirdiler Mudanya'ya balık yemeğe gidelim diye. Yılbaşında herkes hindi yer biz balık. Neyse tamam dedik biz evde hazırlandık diğer arkadaşları bekliyoruz. Arıyoruz nerde kaldılar diye telefonlarını açmıyorlar bi müddet sonra geri döndüler biz aşağıdayız sizde gelin diye. Hazırlandık çıktık. 2 aile bide arkadaşlardan birinin ablasıyla kızı.Bindik Mudanya'ya gittik neşe muhabbet sohbet balıklar yendi denize nazır herşey güzeldi. Bindik eve döndük arkadaşlar evlerine davet ettiler ablalarıda onlarla olduğu için. Gittik gülüş cümbüş ama bi terslik var herkes bunun farkında. Çünkü arkadaşın ablası sürekli telefonla biyerleri arıyor mutsuz üzgün tabi bizde ister istemez tedirgin olduk. Zaten bi müddet sonra film koptu. Oturuyorduk kadıncağız başladı ağlamaya sonra bayıldı tabi. Biz ayıltmaya çalışıyoruz bu arada ambulansa haber verdik geldiler ama kadın hiç tepkisiz sürekli ağlıyor baygın vaziyette nerdeyse. tabi sağlık görevlileride bişey yapamadı ve hastaneye götürdüler. İşin aslıysa meğer eşiyle birkaç aydır süren bir boşanma davaları varmış ve bir hafta önce adam yalvar yakar ailesini çok sevdiğini felan söyleyerek arkadaşın ablasından özür diliyor. Çünkü adamda suç kendi pişkinliğini örtecek ya.Neyse ortada bir çocuk var diye düşünerek kadın özrünü kabul ediyor. Tam yılbaşı akşamıda kızlarının doğum günü ve sonuçta özel bir gün yani yılbaşı. Adam kimseye haber vermeden Ankara'ya çekip gidiyor ve telefonları kapalı. Yani şimdi kim olsa o özel günde ailesiyle olmak ister. Sonuç sonuç ortada. Ogün eşim yeni yıla hastanede bizse komşumuzda olanların şokuyla girdik. Ama umarım kendimde dahil bu tarz şeyleri kimse yaşamaz çünkü olan bu haksızlıkları bi kadın olarak kaldırmak bence çok güç. Neyse olayı dağıtalım ve Tarkan'a gelelim.
Tarkan off ne afacan ne yaramaz ne tatlı ne ballı oldu sormayın. Üst ön dişelri de çıktı biraz burnu aktı bu yüzden bir hafta kadar ama şimdi iyi. Geçen hafta 1 yaş aşısını da oldu. Hemşirelere doktorlara resmen atlıyor çok sıcakkanlı benim oğlum. Hemşireyle doktor acayip şaşırdılar oyuncak felan verdiler. Bu arada ben aşılarımızı hep sağlık ocağında yaptırıyorum. Ek bir yeni binası açılmış biz oraya geçmişiz. Gittik ayy ne ilgi ne ihtimam ağzımız açık kaldı desem yalan olmaz. Kapıdan girdik zaten hemşireler karşıladı aşı için geldiğimizi söyleyince Tarkan der demez soyadımızı söylediler gel bakalım delikanlı dediler bize bi ilgi oğluma bi alaka dediğim gibi oyuncaklar verdiler balon verdiler eşim prens ben prensesmişim gibi hissettik ve inanın bu duruma çok memnun oldum.
Tarkan artık desteksiz yaklaşık 20 sn kadar durabiliyor ayakta hatta bazen birkaç adım dahi atabiliyor. Ama daha henüz tam değil belki birkaç hafta sonra adımları daha fazlalaşacak. Herkes o zaman daha zor olacak diyor ama bakalım neler bekliyor bizi. Bu arada bizimki ısırma ve sıkma huyunu kaptı. Kucağıma alınca direk hedef yanaklarım ve bir öpüp üç ısırarak kucak faslımızı sonlandırıyoruz. Sonra gelip yanımıza yanaklarımızı bir sıkıyor bide bunu oyun sanıp bir kahkahalar atıyor. Nasıl vazgeçecek bundan bilmiyorum. Umarım uzun sürmez bu durum yoksa hepimiz telef olacağız.

Komutlarımızı artık çok güzel algılıyor. Getir, götür, at, ver, göz kırp, öpücük ver,amin yap,ağla, alkış yap hepsini çok güzel yapıyor. Bana sarılması öpmesi benimle kendi ürettiği oyunları oynaması bazen bakıp yarabbim diyorum bu benim çocuğummu? Bu kadar şeyi nerden öğreniyor ne çabuk kapıyor herşeyi.
Günler şimdilik mutlu mesut Tarkan'la dopdolu geçiyor. Bugün babamız Mersin'e gidiyor iş için pazartesi dönecek hafta sonu çalışmak zorunda olacak ne saçma. Napalım umarım çok çabuk gidip gelir kazasız belasız. Bu hafta sonu yol gözleyeceğiz yani.
AŞKIM SENİ ÇOK ÖZLÜYCEĞİZ ÇABUK DÖN OLURMU SENSİZ HİÇBİŞEYİN TADI YOK ÇÜNKÜ.

22 Aralık 2009 Salı

Yaş 1 :):):) Yolun Daha Başındayız Partisi


Müthiş güzel bir yılın ardından müthiş güzel, sevenlerimizle ve TARKAN'IN FANLARIYLA dolu tam bir düğün havasıyla geçen bir parti nasıl anlatılır bilemiyorum aslında. Neyse söze bi yerlerden girmek gerek çok güzeldi desem. Planlarımızında üzerinde müthiş eğlenceli oynak bi gece oldu aslında. Doğum günü partisinden ziyade düğün gibiydi. İnsanlar ve tabiki biz çok eğlendik. Akşam 7 civarı hazırlıklara başladık. Menü yardımlar eşliğinde gündüz tamamlanmıştı.

Makarna salatası ve poğçalarımız Tarkan'ın bir numaralı hayranı Dilek Ablamızdan

Sarmalarımız anneannemizden

Keklerimizi Özlem Ablamız yaptı

Rus salatası ve karışık mor lahana salatasıda benden




İlk misafirlerimiz saat 7,30 civarı gelmeye başladı. Tarkan tabiki babannesinde onu pastanın kesilmesine yakın getirttik. Neyse zaman ilerledikçe salon kalabalıklaşmaya başladı. Bu arada fasıl için gelen arkadaşlar prova yapıyorlar ben hazırlıkları tamamlamaya çalışıyorum birkaç kişiyle, salon kalabalıklaşmaya başladı derken saat 8 civarı nerdeyse herkes gelmişti.



Artık partinin asıl sahibinin teşrif etmesi gerekiyordu. Tarkan'la babannesini almaya gittiler ve 8,30 civarıydı zannedersem oğlum kapıdan içeri girdi annesinin kucağında ve tabiki alkışlar sevgi gösterileri görülmesi gerekti. İlkten şaşırdı bana daha bi yapıştı birkaç dk sonra alıştı ortama sonra pastamız geldi mumlarımızı üfledik çekirdek aile olarak.







fazla 32 diş çıkmışım ama:)


Ardından servisler başladı ve bütün millet nerdeyse Tarkan'ı birazcık kucağında tutabilmek için sıraya girdi desem yeri vardır herhalde. Tarkan'sa ortama alışmış oyunlar oynayan bir küçük kedicikti o anlarda, millete sarılmalar şirinlikler....











Sonra oğlumda armuduna oturdu mamalar yedi.







Sonrada oğlum saat 9,30 gibi salondakilere veda ederek babannesiyle eve gitti çünkü uyku saati yaklaşmıştı gerçi bensiz baya zor uyumuş ki benim içim içimi yiyordu bensiz zor uyuyacak yanında değilim diye ama artık beni bir günlük affetmiştir umarım oğluşum.


Tabi Tarkan gidince ve servisler afiyetle yenince fasıl grubu da coşunca millet dururmu hele de gençler kendilerini piste attılar. Hiç abartmıyorum saat 12'de bitmesini planladığımız gece saat ancak 1'de artık zorla bitti. Ama herkes yüzlerinde kocaman bir gülümseme ve müthiş bir gece oldu sözleriyle evlerine gittiler. Başta da dedim ya doğun gününden çok güzel eğlenceli bol coşkulu oyunlu şarkılı sözlü bir gece ve anı oldu bizler için. Arkadaşlarımız ve sevenlerimizde sağolsunlar bizi kırmadılar ve geldiler hepsine çooook teşekkürler. Aşağıdaki resimler coşkuyu gösteriyor mu bilmiyorum bi bakın bakalım.












İşte böylece ilk doğum gününü kutladık bakalım darısı bir dahaki yıllara inşallah. Tabi ilk olduğu için bu denli çalgılı cümbüşlü geçti sanırım daha sonrakiler hep aile arasında olur. Ha bu arada aile arasında yapmadıkmı cuma akşamı bide annene babanne dedeler biz evde ufak bir pasta kesip bir yemek yiyerek ilk perdeyi açtık aslında.

Aslında bir sürü video var elimde geceye ait ama biraz uzun oldukları için yüklemesi baya zor olacağından genede videosuz geçmeyelim diye bunu yükleyebildim anca. Tabi binbir zahmetle internet hatlarında da birkaç haftadır bir sorun var o yüzden anca bunu ekleyebildim.

Yarında hediyelerimizin fotolarını çekip yükleyeyim çok güzel şeyler geldi..



video

18 Aralık 2009 Cuma





Benim Tatlı Bebeğim, canımın canı, ömrüm, bal tanem, birtanem herşeyim bugün dünyaya gözlerini açalı tam 1 yıl geçti.Nasıl geçti dersen inanki bilmiyorum sanki daha dün seni kollarıma vermişler gibi. O hokka burunlu buruşuk suratlı minik elli yavrum şimdi tam bir yaşında. Ve yaşını 3. dişini çıkarak biraz mızmız karşılasada şuan ona baktığımızda yaptıklarını izlediğimde bir bebeğin nasıl bu kadar çok şeyi yapabildiğine hayret ediyoruz babasıyla. Benim akıl küpü yavrum. Bana sarılışın dünyanın en güzel şeyi. Duygularımı nasıl ifade etsem ki... Allah'a şükürler olsunki senin gibi bir yavru nasip etti babanla bana. Bizim hayattaki en nadide varlığımız sensin umarım ömrün boyunca bunu asla unutmazsın ve seni ne denli çok sevdiğimizi de.



SENİ ÇOOOOOOOOOOK SEVİYORUUUUUUUZ.

Ps: Akşam aile arası kutlama yarınsa şenlik var şenlik umarım herşey yolunda gider havalarda tabiki. Şu an dışarda bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor bereket derler umarım bütün ömrün bereketli olur benim tatlı oğlum. Yerim seni yerim.

12 Aralık 2009 Cumartesi

Bugün Biraz Daha İyiyim.

Bana yorum bırakan herkese çok teşekkürler. Biraz kas ağrıları ve burnumda kocaman bir morluk haricinde bi sorunum yok Allah'tan. Biraz daha dinlenmem gerekli sadece.



Bu arada Yeliz'de sormuş şikayette bulundunuzmu diye. Tabiki bulunduk benim canım ve o kadar insanın canı patlıcan değilki. Ama zihniyetleri değişmediği müddetce bişey olmuyor malesef. Genede biz üzerimize düşen vazifeyi yaptık umarım gerekli yerlerde yaparlarda komik para cezalarıyla bu işi kapatmazlar. Çünkü genelde hep böyle oluyor.

11 Aralık 2009 Cuma

Dün Kaza Geçirdim

Dün bir trafik kazası geçirdim. Allah beni yavruma bağışladı gerçekten. Dün iş dönüşü toplantı vardı o yüzden ben minübüsle eve gidecektim. Minübüse bindim 18 - 20 yaşlarında bir çocuk zaten süren hem gaza basıyor hem onu solluyor hem şunu solluyor kafamdan çok hızlı sürüyor uyarsam diye geçerken tam olan oldu zaten. Bir araca soldan çarptı hızını alamadı ve sonra direğe çarptı. Tabi o çarpmanın etkisiyle ben burnumu öndeki koltuğa çok sert çarptım. Tabi o anlık şokla birden çıkmaya çalışıyorsunuz araçtan.çıktım dışarıki minübüsün önü paraö parça. Arka koltuğumda oturan bi bayan vardı burnu çok fena kanıyordu ve titriyordu. Hemen aynaya baktım burnumun yan tarafı hafif soyulmuştu ve kızarmıştı. İyiydim.O arada eşim ve evdekilere haber vermiştim geldiler. Ambulans geldi ilk müdahalelerimizi yaptılar ben gerçekten ucuz kurtuldum diyorum çünkü o bayanın durumu gerçekten kötüydü hastaneye gittik gerekli tetkikler röntgenler çekildi neyseki bende bişey çıkmadı. Hala düşünüyorum herşey gelebilirdi başıma buna şükür. Şuan burnumda hafif morluk ve az bir ağrı var. Dinlenicem bugün bakalım.

7 Aralık 2009 Pazartesi

Şu Lafa Sinir Oluyorum Artık

Birtek çocuğu olan senmisin hayatta. Tabiki ben değilim biliyorum. Ama bu kadar ya yapabildiklerim bu kadar beğenmeyen beri gelsin. Hem çalışarak ki cumartesi de dahil olmak üzere bir evi ve yaramaz ele avuca sığmayan bir küçük afacanı idare ancak bu kadar oluyor.

Off bu laf söylendiğinde bütün hıncımı karşımdakinden çıkarasım geliyor çok biliyonuz siz o yeter zaten.

5 Aralık 2009 Cumartesi

Kaç Gün Geçti Aradan Dimiii


Bu aralar çok tembelleştim hiçbişey yazasım yapasım yok. Hep blogları okuyarak geçiriyorum günleri genelde. Neyse kendimi az buçuk zorlayarak yazayım bişeyler dedim artık yoksa ayıp olcak yani.
Aslında bir milyon tane şey birikti hangi birini anlatsam bilemiyorum. Tarkan iyice bana düşkün oldu beni az görmesi de belki etkiliyor bu durumu ama kucağımdan hiç inmek istemiyor.Bana bi sarılıyor görmeniz lazım yanaklarımdan öpüyor saçlarımdan çekiyor sırtıma binip oyunlar oynuyor bazen babasıyla resmen güreş yapıyor aman Allah'ım bir keyifli oluyor o zamanlarda sormayın gitsin. Bazende resmen oyuna dalıyor arabalarını sürüyor diğer oyuncaklarıyla oynuyor ama yüzüne bi bak tamam bitti anında herşeyi bırakıp sana yöneliyor bazende nerde ıvır zıvır şey varsa onlara takıyorda takıyor. Havlu peçeteler televizyon kumandası yada çiçekler süsler.Artık bir çok şeyi kaldırıyoruz ortalıktan. Bazende saklıyoruz bu seferde nereye sakladığımızı unutup tırım tırım arıyoruz. Küçük beyimizin anlıycağınız girip çıkmadığı delik açıp içindekileri dışarı çıkarmadığı çekmece kalmıyor.Günler şu aralar hep böyle geçiyor.
Artık birçok komutumuzu algılıyor. Örneğin herhangi bişeyi gösterek getirmesini istediğimizde hemen yönelip onu alıp getirip veriyor. Sonrada kendini alkışlıyor tabi keyfi gıcır oluyor. Yada elinde bişeyler yiyorsa bize uzatıp bizimde yememizi istiyor. Şarkı eğlence hastası müzik çalsın o oynasın ooooh gel keyfim gel. Topunu alıyor ve at bakalım diyince bize atıyor bizde ona.Şu aralar favorisi biz otururken sırtımıza tutunup arkamızda ceee oyunu oynamak. bi oyana eğiliyor bi bu yana aman ne kahkaha ne kahkaha. Tabi bu anlattıklarım hep keyifli yanları Tarkan'ın. Bu arada mızmızlığını huysuzluğunuda yapıyor. Resmen koca adam gibi inatlaşıyor senle. Kafasına bişey takmaya görsün(ki genelde çok cins şeyler oluyor ufak poşet parçaları peçete çatal gibi) imkanı yok onu vazgeçiremiyorsun o huyundan.
Bu arada artık birkaç saniyelik ayakta desteksiz durmaya başladı bile ara ara tabi, hatta dün birkaç adım dahi atmış gündüz acayip zevkli tabi bunları duymak.Çünkü küçücük bir bebekken neler yapabileceğini hep düşünüyorsunuz. Acaba şunuda yapabilecekmi bunuda yapabilecekmi gibi ama zamanı gelipte bunları yaptığını gördükçe işte o zevk bambaşka bişey oluyor.
Bu arada yazmayalı tabi bir koca bayram daha geçip gitti hatta geçeli nerdeyse bir hafta oldu. Tabi tembel ben daha yeni yeni gelişmelerini yazıyoruz. Aslında çok bi gelişmede olduğunu söyleyemem. Bayram ziyaretleri (tabi grip ve hastalık korkusu eşliğinde ki istisnasız her gittiğimiz yerde bir mevsimsel gripli kişi vardı ve mümkün olduğunca uzak durduk herkesten) biraz gezme tozma, kurban kesme ve dağıtma derken bide baktık zaten bayramın son günü. Zaman bazen gerçekten çok hızlı akıp geçiyor bir göz açıp kapamak kadar nerdeyse.
Pek bi foto çekemedim ama birkaç bişey var bayramla ilgili de onlarıda ekleyerek bir dahaki yazıya kadar gene bişeyler biriktirmeye devam edeyim en iyisi.

Haaaa unutmadan 1. yaşımıza çok az kaldı babamız harıl harıl 1. yaş kutlamaları için organizasyon yapıyor. Eğer kısmet olursa dışarıda güzel bi mekanda bişeyler yapacağız bakalım. Bakalım hazırlıklar son sürat devam ediyor. Eşim ve arkadaşı organize ediyorlar herşeyi bi yer tuttuk bi fasıl grubuyla anlaştık yyaaa aslında söylemiyim dimi süpriz bozulmasın bakalım inşallah o gün herşey yolunda giderde bende bol fotolu harika bi yazı yazarım. Neyse şimdilik bu kadar arkası bir daha yazılarda.

Saçlarını bayramda biraz uzamıştı diye az kestirdik ama bana sorarsanız hiç iyi etmedik azcık uzun hali daha yakışıyordu bakalım uzamasını bekliyoruz şimdide.

Babannesi ve dedesini ziyarete gittiğimizde dedesi et keserken sırtından inmemek için kıyametleri kopardı adamcağızda o halde etleri doğradı napsın.


Eşimin teyzesinin torunu konservatuvarda okuyor zaten maaile eşimde dahil müzik aletlerine çok meraklılar ve amatörde olsa çalıyorlar küçük beyimizde galiba pek bi meraklı olacak


23 Kasım 2009 Pazartesi

Gene...



Bugün gene karabulutluyum canım sıkkın vesselam. Hemde çok. Tıpkı bu bank gibi başımdan aşağı sağnak yağmurlar boşanıyor ben kalakalmışım öyle ıslanıyorum.

16 Kasım 2009 Pazartesi

Çüçük Pirinç Taneleri

Bizim ikinci dişimizde çıktı. Alt önde sağ dişimizden sonra sol dişimizde patladı resimlemek istedim ama ne mümkün resimde biraz belli oluyor gibi. Emerken beni bi ısırıyor of napacağız bilmiyorum işin kötüsü oyun zannedip bide sırıtıyor neler söylüyorumda banamısın demiyor. Napalım sağlık olsun diyoruz artık.Neyseki ilk dişimiz gibi bize kabuslar yaşatmadı bu seferki. Çünkü ilkinde hastalığı tam düzelmeden bide dişin çıkmasıyla tekrar yinelemesi bizi çok zorlamıştı inanın daha yeni çocuk kendine geldi. Aslında diş buğdayı felan yapmayı düşündüm ama sonra rafa kaldırdım bu düşüncemi. Havalar soğuk millet hastalıktan kırılıyor etrafta bir sürü virüs benimde yoğunluğum hepsi birleşince rafa kaldırdım bu düşüncemi şöyle yaz olsaydı ya sere serpe ne güzel olurdu ama neyse sağlığımız yerinde olsunda gerisi boş dimi.İşte çüçük pirinç tanelerimiz çok net olmasada...


10 Kasım 2009 Salı

Resimler




















Canımın içi benim bende seni çooooook seviyorum yerim seni yerim

Bu da bizim kartopumuz.