28 Mayıs 2009 Perşembe

OOOH BEEE



Nihayet bilgisayar sorunlarını halledip tekrar geri dönebildim. Neydi o öyle. Bu blog işi de insanda bağımlılık yapıyormuş bunu anladım.

Neyse aslında her saniye yazacak birsürü şey oluyor ama bir süre sonra bunların bir kısmını unutuyorsun bir kısmının ayrıntıları kafada kalmıyor ve hepi topu birkaç şey işte onlarıda derleyip toparlayıp anca yazabiliyosun. Başlayalım bakalım.......



Bahar bi değişik geldi sanki bu sene. Hava güneşli ama bir rüzgar esiyorki bazen ceket hırka ne varsa geçiriyorum sırtıma. Ama yeşillikler işte o mestediyor insanı. Benim işyerimin çok güzel bir ön bahçesi var bazen çok sıkıldığımda sırf o güzelim çiçeklere bakmak yetiyor. Çıkıyorum dışarı derin bir nefes alıyorum, uzunca çiçeklere bakıyorum, susluyorum bazen ve sonra gerçekten rahatladığımı hissediyorum. Bi yaştan sonra özellikle artık insan o sıkıcı koskoca binalar ve plazalar içinde, fanlar veya klimalar sayesinde hava solunan yerlerde çalışmak istemiyor gerçekten. En azından kendi adıma öyle. Çıkıyorum bahçeye hafif esen rüzgarın tadına vara vara kahvemi yudumluyorum. Sizcede güzel değil mi...?




Çok seviyorum işyerimdeki bu bahçeyi...

Bu arada biz nelermi yaptık???



Daha da büyüdük, daha da bi tatlı olduk, daha yaramaz olduk, daha can ciğer kuzu sarması gibi ben onu öper öper öper o beni resmen kocaman ağzını açıp yalar yalar yalar, saçlarımı yolar vaziyette çok hoş çok güzel yeni yeni şeyleri öğrenerek geçiyor günler. Her yana dönüyor, hele uyurken bigün çekip göstermek lazım resmen yarım ay gibi başını geriye doğru bi atıyor ben düzeltiyorum o gene aynı pozisyonu alıyor çok inatçı çok bilmem napıcaz.


Ellerinden tutunca desdek alıp kalkıyor ve sonunda öyle mutlu oluyor ki, bizde "Şampiyon Tarkan" "Yaşasın Tarkan " yapıyoruz bi gülüyor bi gülüyor sormayın gitsin.Her yüz ifadeni ses tonunu algılıyor. Biraz ciddi bak hemen dudak bükülüyor gülerek bak oooh senden iyisi yok bir gülücükler atıyor sormayın.

Tarkan'ın diyebilirim ki en sevdiği oyuncak bu yastık. Ne buluyorsa bunda.







Canım oyuncakların suratına bakmıyor bile. Görünce gözleri bi açılıyor bi seviniyor çırpınışlarını görmek lazım. Alıyor ayıcığı inceliyor onu yerinden sökmeye çabalıyor ıııh öyle yapıyor ııh böyle yapıyo yok çıkmıyor tabi canı fena sıkılıyor bu duruma basıyor yaygarayı. Sonra da sustur susturabilirsen.



Gün içinde sürekli bir telefon trafiği içindeyim sürekli babannesini arıyorum yada onlar beni arıyor nasıl oldunuz napıyosunuz diye. Ohh bi görseniz bazen kıskanıyorum vallaha. Parklara gitmeler site içinde gezintiler, apartmanın resmen maskotu olmuş zaten, akşam eve giderken sitedeki çocuklar oyun oynuyorlarsa Tarkan geçiyor deyip resmen duruyorlar. Tanımayan kalmamış. Yani küçük beyimiz pek popüler.

Azar azar artık ev yapımı yoğurt (sütü özel köyden getirtiyorum) taze sıkılmış yada ezilmiş meyveler, sebze çorbaları yiyoruz. Bakalım maşallah şimdilik çok iyi gidiyor. Çok istekli yiyor hele hiç geciktirmiycen yoksa başlıyor ağlamaya.Babannesi ve halasıda çok ilgileniyorlar sağolsunlar. Hergün ona özel çorbası yoğurdu meyve püreleri yapılıyor. Yavaş yavaş 6. ayımıza da yaklaşıyoruz bakalım doktorumuz ek gıdalara geçişte neler önerecek bize.



Bu arada bizde otomotivdeki indirimleri fırsat bilerek yeni bir araba aldık. Tarkan'ımın kısmeti işte. Eskisi artık iyice dert çıkarıyordu bize.Hep düşünüp de ertelediğimiz bişeyi artık yapalım dedik ve güzel bir arabaya sahip olduk. Darısı inşallah evin başına. Umarım bigün evde almak nasip olur. Çünkü kira işi gerçekten insanın canını sıkıyor. Ama kısmet işte..



Haa bu arada ben balokonumuzdaki güvercinleri anlatmadım size. Birkaç hafta önce balkonumuza güvercinler bide baktımki yuva yapmışlar ve küçücükte bir yumurta. Biz ona eşimle küçük Tarkan diyoruz. Hergün yem ve su vermeye çalışıyorum. Anne güvercin kuluçkada şu aralar pek rahatsız etmemeye çalışıyorum. O yüzden fotoğrafını çekmedim.Tarkan'a da arada bir pencereden gösteriyorum bak oğluşum bu küçük Tarkan senin kısmetin diye. Yavru çıkarsa ve çekebilirsem fotosunu yayınlarım inşallah.

Ben mi ben de işte idare edip gidiyorum. Genelde hep yorgunum ama şükrediyorum bütün yorgunluklar keşke böyle olsa Tarkan gibi.







SİZ NE DERSİNİZ......



2 yorum:

annesininkarakuzusu dedi ki...

Ne güzel mutlulukla anlatm1ss1n.Araban1z hay1rl1 olsun Allah kazas1z kullanmak nasip etsin. Tarkan'da cok sevimli tabiki maskotu olur sitenin

dudu dedi ki...

slm tarkan için
"yarım ay gibi başını geriye doğru bi atıyor ben düzeltiyorum o gene aynı pozisyonu alıyor" yazmışsınız. benim oğlum 4 aylık o da yapıyo. oğlunuz ne sıklıkla yapıodu. nasıl geçti? bana yardımcı olur musunuz?